Makina, GNC ile çalışır...

Firmanızın ve kendinizin özgeçmişinden bahseder misiniz?

GNC Makina olarak takım tezgâhları ve CNC teknolojileri alanında faaliyet gösteriyoruz. Uzun yıllardır otomotivden savunma sanayine, havacılıktan kalıp üretimine kadar birçok sektörde üreticilere yüksek teknoloji çözümleri sunuyoruz. Ancak kendimizi yalnızca makine tedarikçisi olarak tanımlamıyoruz. Üretim süreçlerini analiz eden, doğru teknolojiyi belirleyen, proje mühendisliği, eğitim ve satış sonrası hizmetlerle sürecin tamamına eşlik eden bir çözüm ortağı olarak konumlanıyoruz.

Ben de GNC Makina Genel Müdürü Gökhan Yıldız  olarak yaklaşık yirmi yıldır sanayi ve üretim teknolojileri alanında faaliyet gösteriyorum. Kariyerim boyunca üretim süreçlerinin verimliliğini artırmaya, teknolojiyi sanayiyle buluşturmaya ve üreticilerin rekabet gücünü desteklemeye odaklandım. Bugün de GNC Makina’da hem teknoloji yatırımlarını hem de insan kaynağı gelişimini merkeze alan bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Satışını ve üretimini yaptığınız ürünler nelerdir? Bu ürün 
yelpazesiyle hangi sektörlere hitap ediyorsunuz?

GNC Makina olarak genel itibarıyla CNC işleme merkezleri, torna tezgâhları, yüksek hassasiyetli takım tezgâhları, otomasyon ve robotik üretim çözümleri sunuyoruz. Bunun yanında proje mühendisliği, proses optimizasyonu, operatör eğitimleri ve satış sonrası teknik destek hizmetleriyle müşterilerimize bütüncül çözümler sağlıyoruz.


Müşteri portföyümüzde otomotiv, savunma sanayi, havacılık, kalıpçılık, makine imalatı, enerji ekipmanları ve hassas parça üretimi yapan firmalar bulunuyor. Özellikle yüksek hassasiyet, tekrarlanabilir kalite ve verimlilik gerektiren sektörlerde güçlü bir çözüm ortağı olarak faaliyet gösteriyoruz.

Müşterilerinizin firmanızı tercih ederken hangi hususlara dikkat ediyorlar?

Geçmişte makinenin teknik özellikleri ilk sırada yer alırken bugün müşterilerimiz çok daha bütüncül bir bakış açısıyla karar veriyor. Artık yalnızca makine değil; servis altyapısı, teknik destek hızı, mühendislik kabiliyeti, eğitim desteği ve uzun vadeli iş ortaklığı yaklaşımı da belirleyici oluyor.

Bizim en önemli farklarımızdan biri satış sonrası hizmetler tarafında ortaya çıkıyor. Türkiye’de teknik destek taleplerine 60 dakika içinde ilk temas garantisi veren tek firma olmamız ve 2025 yılında bağımsız ölçümle elde ettiğimiz yüzde 90,53’lük müşteri memnuniyeti skoru, müşterilerimizin bize duyduğu güvenin önemli göstergeleri arasında yer alıyor.

Sanayici bugün yalnızca bir makine satın almıyor; üretimde süreklilik ve güven satın alıyor. Bu nedenle müşterilerimiz çözüm odaklı yaklaşımımızı ve sahaya yakınlığımızı tercih ediyor.

Mevcut ekonomik ve siyasi konjonktürü dikkate alarak önümüzdeki dönemden kısa ve orta vadede neler bekliyorsunuz?

Küresel ölçekte jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri ve finansmana erişim koşulları sanayinin gündemini belirlemeye devam ediyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel ticarette yaşanan belirsizlikler, üreticileri daha kontrollü ve verimlilik odaklı hareket etmeye yönlendiriyor.

Bununla birlikte sanayicinin yatırım iştahının tamamen ortadan kalktığını düşünmüyorum. Sadece yatırım kararları daha seçici hale geldi. Firmalar artık kapasite artışından çok verimlilik sağlayan, enerji tüketimini azaltan ve rekabet avantajı yaratan yatırımlara yöneliyor.

2026’nın ikinci yarısında, jeopolitik risklerde belirli bir normalleşme görülmesi halinde sanayi üretiminde daha belirgin bir toparlanma yaşanabileceğini düşünüyoruz. Bu süreçte verimlilik yatırımlarını sürdüren ve teknolojik dönüşümü ertelemeyen şirketlerin önemli avantaj elde edeceğine inanıyoruz.
 

Bu yıl 2.’sini gerçekleştirdiğiniz CNC Masters Yarışması’nın, CNC operatörlüğü mesleği ve genç yeteneklerin gelişimi adına nasıl bir etki yarattığını düşünüyorsunuz?

CNC Masters’ı hayata geçirirken temel amacımız CNC operatörlüğü mesleğinin görünürlüğünü artırmak ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacına katkı sağlamaktı. İki yıl içerisinde gördük ki sektör bu projeye ciddi şekilde sahip çıktı. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yoğun başvurular, bu alandaki potansiyeli ve ihtiyacı net biçimde ortaya koyuyor.

Yarışma sayesinde CNC operatörlerinin bilgi, beceri ve deneyimlerini sergileyebilecekleri bir platform oluşturduk. Aynı zamanda mesleğin yalnızca bir operatörlük işi değil, yüksek teknoloji ve uzmanlık gerektiren önemli bir kariyer alanı olduğuna dikkat çektik.

Bizim için en değerli kazanım ise gençlerin üretim teknolojilerine olan ilgisinin artması ve CNC operatörlüğünün daha görünür hale gelmesi oldu.
CNC Masters Yarışması’nı her yıl büyüten temel motivasyonunuz nedir? Önümüzdeki süreçte projeyi nasıl bir noktaya taşımayı hedefliyorsunuz?

Sanayinin en önemli ihtiyaçlarından biri nitelikli insan kaynağı. Teknoloji yatırımları ne kadar gelişirse gelişsin, bu teknolojiyi doğru kullanacak yetkin insan gücü olmadan sürdürülebilir başarı mümkün değil. CNC Masters’ı büyütmemizin temel nedeni de bu ihtiyaca kalıcı katkı sağlamak istememizdir.

Bugün CNC Masters yalnızca bir yarışma değil; eğitim, bilgi paylaşımı ve mesleki gelişim platformuna dönüşmüş durumda. Finalistlerimizin yarışma öncesinde kapsamlı eğitimlerden geçmesi de bu yaklaşımın bir parçası.

Önümüzdeki dönemde eğitim kurumlarını, sanayi kuruluşlarını ve teknoloji şirketlerini daha fazla işin içine dahil ederek CNC Masters’ı sektörün referans projelerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadede ise uluslararası katılıma açık bir yapıya dönüşmesini arzu ediyoruz.

2026’nın ikinci yarısı hedefleriniz nelerdir? Yeni pazarlara açılma, yatırım veya ürün geliştirme planlarınız var mı?

2026’nın ikinci yarısında önceliğimiz müşterilerimize sunduğumuz çözüm ekosistemini daha da güçlendirmek olacak. Robotik uygulamalar, otomasyon sistemleri ve proje mühendisliği tarafındaki yatırımlarımızı artırmayı planlıyoruz. Aynı zamanda ürün portföyümüzü genişletecek yeni global iş birlikleri üzerinde çalışıyoruz.

Diğer taraftan üreticilerin teknoloji yatırımlarını kolaylaştıracak finansman modelleri üzerinde de önemli çalışmalar yürütüyoruz. Günümüz koşullarında yatırım kararlarını destekleyen esnek finansman çözümlerinin sektöre önemli katkı sağladığını görüyoruz.

2026’nın ikinci yarısında hem mevcut müşterilerimize daha fazla katma değer sunmayı hem de yeni sektörlerde ve yeni iş alanlarında büyümeyi hedefliyoruz.

Eklemek istedikleriniz…

Türkiye sanayisinin geleceği açısından teknoloji yatırımları kadar insan kaynağı yatırımlarının da kritik öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Verimlilik, dijitalleşme ve otomasyon elbette çok önemli; ancak tüm bunların merkezinde insan yer alıyor.

GNC Makina olarak üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlayan, sahaya yakın duran ve sanayicinin ihtiyaçlarını doğru anlayan bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Amacımız yalnızca makine satmak değil; Türkiye’nin üretim gücünü ve rekabetçiliğini artıran projelerin parçası olmak. CNC Masters gibi projelerle de gençleri üretimle buluşturmaya ve sanayinin geleceğine yatırım yapmaya devam edeceğiz.